Çağrı Merkezlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

 

Çağrı merkezleri, çalışanların sağlığını hem psikolojik hem de fizyolojik olarak olumsuz etkileyebilecek şartlara sahip işyerleridir. Bu olumsuz etkiler, çalışanın verimi etkileyen sıcaklık, nem, aydınlatma ve havadaki karbondioksit oranı ve sağırlığa neden olabilecek gürültü sorunudur.

Gürültülü ortamda uzun süre çalışan kişilerde iç kulaktaki tüy hücrelerinin tahrip olmasından dolayı kalıcı olarak işitme kayıpları meydana gelmektedir. İşitme kaybı; kişisel duyarlılığa, gürültünün düzeyine, gürültünün frekans dağılımına, toplam maruziyet süresine, kullanılan ekipmanların yapısına, gürültünün sürekli, kesikli veya darbeli oluşu gibi birçok faktöre bağlıdır. Yapılması gereken ilk çalışma, gürültüye neden olan kaynakların araştırılmasıdır. Böylece gürültüyü artıran kaynaklar bulunarak, çözüm önerileri daha rahat geliştirilecek ve gürültüden kaynaklı meslek hastalıklarının oluşumu engellenecektir. Çağrı merkezlerinde gelen çağrıları en kısa sürede cevaplayıp yeni çağrı alabilmek için çalışanların sürekli olarak konuşmasından dolayı çalışma ortamında sürekli bir gürültü mevcuttur. Gürültünün azaltılması için genel yaklaşım; gürültüyü emen duvar kaplamalarının kullanılmasıdır. Alınması gereken önlemler daha detaylandırılacak olunursa;

– Gürültüye neden olan ofis ekipmanlarının çalışma ortamından ayrı yalıtılmış bölümlere almak,

– Kullanılan ofis ekipmanlarının sürekli bakımı yapılarak çıkardıkları gürültü düzeyini azaltmak,

 – Sesin havada yayılmasını önlemek için işyerinde olanaklar ölçüsünde ses emici malzemeler kullanmak,

 – Sesin duvar, tavan ve taban gibi geçebileceği ve yansıyabileceği yerleri ses emici malzeme ile kaplamak veya böyle malzemelerle yapmak,

 – Çalışanların periyodik sağlık kontrollerinin düzenli yaptırılması,

– Çalışanların dinlenmesi için ayrılan yerleri çalışma ortamından uzak yerlere kurmak,

– Dinlenme yerleri kullanım şartlarına ve amacına uygun yapmak,

– Belli frekans değerlerini geçiren kulaklık kullanmak, Kullanılan ekipmanların kişiye özel olmasına, ayarlanabilir olmasına ve temizliğine dikkat etmek,

– Yüksek frekanslarda daha kullanışlı olan gözenekli materyaller uygulanırken düşük frekanslar için duvarlara sabitlenebilen ahşap paneller kullanılabilir.

 – Boşluk içerisindeki hava hareketleri ses enerjisinin sönümlenmesini sağlamasından dolayı yansıtıcılar kullanılabilir.

En iyi çalışma ortamını sağlamak için, kişilerin performansını ve verimliliğini etkileyen tüm çevre koşullarının kontrolü zorunludur. Bu koşullar arasında ışık ve aydınlatma, gözü rahatsız etmeyen bir konfora sahip olması ve dengeli bir dağılımı gereklidir. İyi aydınlatılmış çalışma ortamı görsel performansımızı etkilerken mantıksal düşünmemizi merkezi sinir sistemimizin aktivitesini de etkiler. Kötü aydınlatma ise yorulmaya, motivasyon kaybına ve nihayet performansın düşmesine yol açar.

Ayrıca çalışma süresinin büyük çoğunluğunu bilgisayar ekranında geçiren çağrı merkezi müşteri temsilcileri; monitörün çalışma pozisyonuna uygun uzaklıkta olmasına ve klavyenin çalışanın rahatça çalışabilmesi için ekrandan ayrı ve hareketli olmasına dikkat edilmelidir. Çalışanın rahat bir pozisyonda olması için yeterli alan olmalıdır.

Akıllı binalarda sıcaklık binanın her yerinde aynı seviyede tutulduğundan çalışma ortamında bulunan çalışan sayısı arttıkça sıcaklık seviyesinde artışa neden olacaktır. Aynı şekilde çalışan sayısı arttıkça hava kalitesinin kısa zaman içinde azalmasına CO2 derişiminin artmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla hava kalitesini arttırmak için var olan havalandırmaya ek olarak başka bir havalandırma sistemi kurulmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.